Bu gün görüntüleme sayısı

PROF. DR. ZAKİR KAYA'NIN EN YENİ BAŞMAKALELERİNİ İLK SİZ OKUYUN! FİLOLOJİK, TARİHİ VE BİLİMSEL DERİNLİK İÇEREN ÖZEL ANALİZLER! ENTELEKTÜEL ALANDA ÖNCÜ ARAŞTIRMALARI VE GÜNCEL TEZLERİ KEŞFET! PROF. DR. ZAKİR KAYA'NIN KALEMİNDEN DÜŞÜNCE DÜNYASINA YÖN VEREN İÇERİKLER.

Zakir Kaya : NOBEL’İN GÖLGESİNDE BİR ESTETİK TARTIŞMASI: ORHAN PAMUK ANLATISININ YAPISAL DEKONSTRÜKSİYONU

Zakir Kaya : NOBEL’İN GÖLGESİNDE BİR ESTETİK TARTIŞMASI: ORHAN PAMUK ANLATISININ YAPISAL DEKONSTRÜKSİYONU

Prof. Dr. Zakir Kaya

Orhan Pamuk, çağdaş Türk edebiyatının uluslararası arenadaki en görünür ismi olsa da, eserlerinin edebî kalitesi ile Nobel ödülünün siyasal ve sosyolojik ağırlığı arasındaki denge, akademik bir incelemeye muhtaçtır. Pamuk anlatısı, bir "kültürel temsil" iddiası taşısa da, derinlemesine bakıldığında bu temsilin "kime ve neye göre" inşa edildiği sorunsalı karşımıza çıkmaktadır.

1. "Müzelik" Bir İstanbul ve Oryantalist Gözlem Pamuk’un romanlarında (özellikle Masumiyet Müzesi ve İstanbul: Hatıralar ve Şehir), kenti ve kültürü bir "koleksiyoncu" edasıyla ele alması, yaşayan bir toplumun dinamizminden ziyade, Batılı bir turistin merakını cezbedecek bir "Doğu dekoru" sunmaktadır. Bu durum, tarihsel ve sosyolojik gerçekliği dondurarak onu bir sergi objesine dönüştürmektedir. Bizim tarihî eserlerimizde savunduğumuz "yaşayan tarih" perspektifiyle kıyaslandığında, Pamuk’un kurgusu statik ve yabancılaşmış bir bakışın ürünüdür.

2. Anlatıcı Kibri ve Kurguda Sentetik Katmanlar Pamuk’un postmodern anlatım teknikleri (metinlerarasılık ve üstkurmaca), çoğu zaman hikâyenin samimiyetini gölgeleyen bir "teknik gösterişe" dönüşmektedir. Okuru metnin içine davet etmek yerine, yazarın kendi zekâsını ve kurgu kabiliyetini ispatlama çabası; karakterlerin ruhsal derinliğini zayıflatmaktadır. Senaryo ve kurgu disiplini açısından bakıldığında; Pamuk’un karakterleri çoğu zaman yazarın elinde birer "düşünce deneyi" olmaktan öteye geçememektedir.

3. Dilin Yerelliği ve "Çeviri" Estetiği Pamuk’un Türkçesi, akademik çevrelerde sıkça tartışıldığı üzere, erek dilin (hedef dilin) esnekliklerinden ziyade, bir gün "dünya dillerine çevrilecekmiş" gibi kurgulanan steril bir yapıya sahiptir. Bu durum, Türk edebiyatının o kadim ve kıvrak dil mirasını (şiirimizde ve klasik hikâyeciliğimizde gördüğümüz o ruhu) zedelemektedir. Eserlerin başarısı, Türkçenin estetik gücünden ziyade, evrensel piyasanın standartlarına uyum sağlamasından kaynaklanmaktadır.

Netice: Orhan Pamuk, bir "metin mühendisi" olarak başarılı olabilir ancak bir "kültür mimarı" olarak sunduğu yapılar, bu toprakların ruhsal mimarisiyle tam anlamıyla uyuşmamaktadır. Nobel ödülü bir yazarın popülaritesini tescilleyebilir ama eserlerinin bu toplumun "fikrî vicdanında" ne kadar yer edineceğini belirleyen şey; ödüller değil, metindeki samimiyet ve yerelliktir. Pamuk anlatısı, maalesef bu yerellikten ve samimiyetten her geçen gün uzaklaşan bir "küresel proje" görünümündedir.

Zakir Kaya : NOBEL’İN GÖLGESİNDE BİR ESTETİK TARTIŞMASI: ORHAN PAMUK ANLATISININ YAPISAL DEKONSTRÜKSİYONU


Yorumlar