Bu gün görüntüleme sayısı

PROF. DR. ZAKİR KAYA'NIN EN YENİ BAŞMAKALELERİNİ İLK SİZ OKUYUN! FİLOLOJİK, TARİHİ VE BİLİMSEL DERİNLİK İÇEREN ÖZEL ANALİZLER! ENTELEKTÜEL ALANDA ÖNCÜ ARAŞTIRMALARI VE GÜNCEL TEZLERİ KEŞFET! PROF. DR. ZAKİR KAYA'NIN KALEMİNDEN DÜŞÜNCE DÜNYASINA YÖN VEREN İÇERİKLER.

Zakir Kaya : Tribünle Ülke Yönetilmez

Zakir Kaya :    Tribünle Ülke Yönetilmez


Bir ülkede siyaset; bilim insanlarının ürettiği bilgiyle, basının yaptığı denetimle ve parlamentoda yürütülen müzakerelerle şekillenir. Bu meşru zeminin dışına çıkıldığı anda ortaya çıkan şey demokrasi değil, gürültüdür. Spor tribünlerinden yükselen küfür ve hakaret dili üzerinden siyasal meşruiyet üretme çabası, bu gürültünün en sorunlu biçimidir.

Bu yazı ne bir şehri ne de bir topluluğu hedef almaktadır. Eleştirilen şey yöntemdir.

Küfür Protesto Değildir

Spor tribünleri siyasal karar alma alanı değildir.
Küfür, hakaret ve aşağılayıcı söylem ise hiçbir koşulda protesto sayılmaz.

Bir kişiye ya da bir görüşe yönelik kullanılan dilin içeriği ne olursa olsun, yöntem küfürse mesele kapanır: Bu davranış yanlıştır. Demokratik toplumlarda tartışma; bağırarak, hedef göstererek ya da aşağılayarak değil, sözle ve akılla yapılır.

Bu noktada “neden böyle oluyor?” sorusunu sormadan önce, “bu doğru mu?” sorusunun açıkça cevaplanması gerekir. Aksi hâlde açıklama, farkında olmadan normalleştirmeye dönüşür.

Tribün Halk Değildir

Sık yapılan bir başka hata, tribünü “halk” yerine koymaktır. Tribün, toplumun tamamını temsil etmez. O an orada bulunan, yüksek sesle konuşan bir kesittir. Demokrasi ise sessiz kalanları da kapsayan bir rejimdir.

Kalabalığın sesiyle haklılık üretmek, çoğulculuğu yok saymaktır. Bu yaklaşım, bugün alkış toplar; yarın aynı kalabalığın hedefi olur. Çünkü gürültünün ilkesi yoktur, yalnızca sesi vardır.

Sessizlik Tarafsızlık Değildir

Kulüp yöneticilerinin ve siyasal aktörlerin küfür karşısındaki suskunluğu, çoğu zaman “denge” olarak sunulur. Oysa bu sessizlik, tarafsızlık değildir. Ahlaki sınırların ihlal edildiği yerde susmak, fiilen onay anlamına gelir.

Krizi büyütmemek adına ilkesizlik tercih edildiğinde, kriz ortadan kalkmaz; derinleşir. Yöneticilik, gürültüyü yönetmek değil, ilkeyi savunmak işidir.

Asıl Tehlike Nerede?

Asıl tehlike, küfür edenlerin varlığı değil; bu dili meşru siyasal araç gibi sunan anlayıştır. Bugün tribün gürültüsüne yaslanan siyaset, yarın başka bir gürültünün esiri olur. Akıl geri çekilir, hukuk zayıflar, demokrasi yara alır.

Bu, kişilerden bağımsız, yapısal bir sorundur.

Ne Yapılmalı?

Çözüm nettir:

  • Küfür ve hakaretin hiçbir koşulda meşru olmadığı açıkça söylenmelidir.

  • Tribün ile siyaset arasındaki mesafe korunmalıdır.

  • Yöneticiler suskunluk konforundan çıkmalı, ilke koymalıdır.

  • Basın, normalleştiren değil denetleyen bir dil kullanmalıdır.

  • Bir grubun davranışı, bir kente ya da halka mal edilmemelidir.

Son Söz

Demokrasi, bağıranların değil düşünenlerin rejimidir.
Spor rekabetin, siyaset müzakerenin alanıdır. Bu sınırlar aşıldığında geriye ne spor kültürü kalır ne de siyasal meşruiyet.

Geriye yalnızca gürültü kalır.
Ve gürültüyle hiçbir ülke yönetilemez.

Prof. Dr. Zakir Kaya

Zakir Kaya :    Tribünle Ülke Yönetilmez

Yorumlar