(Prof. Dr. Zakir Kaya – Araştırmacı Gazeteci)
Tarih kitapları, uzun süre iktidarda kalan devlet adamlarını ayrı bir köşeye koyar. Osmanlı’da bu kudret “taht”la ölçülürdü; Cumhuriyet’te ise “sandık”la. Yüzyıllar değişti, isimler değişti, fakat uzun iktidarın çekiciliği hiç değişmedi.
İşte burada sahneye Recep Tayyip Erdoğan çıkıyor.
28 Ağustos 2014’te başladığı Cumhurbaşkanlığı görevinde 11 yılı geride bıraktı, üstelik 2003’ten bu yana aralıksız yürütme gücünü elinde bulundurarak 22 yılı aşan bir yönetim rekoruna imza attı.
Geçtiği Osmanlı Padişahları
Erdoğan, süre bakımından Osmanlı tahtındaki birçok “Devletlü”yü geride bıraktı:
I. Mustafa – 3 yıl
II. Osman (Genç Osman) – 4 yıl
III. Osman – 3 yıl
I. İbrahim – 8 yıl
III. Mehmed – 8 yıl
II. Mustafa – 7 yıl
IV. Mustafa – 1 yıl
III. Selim – 15 yıl (toplam yürütme süresiyle geçildi)
Böylece, Osmanlı tahtında kısa ve orta süre kalanların çoğu, Erdoğan’ın arkasında kaldı.
Devletlü Erdoğan Hazretleri
Osmanlı usulüyle anmak gerekirse:
“Devletlü, Âli Cenap, Müddet-i Saltanatı Uzun, Reis-i Cumhûr-ı Âzam Recep Tayyip Erdoğan Hazretleri”
Osmanlı’da kılıç kuşanmak vardı, Cumhuriyet’te ise yemin etmek. Erdoğan, bu yeminleri bazı padişahların kılıçlarını kuşanmasından daha fazla tazelemiş oldu.
Taht mı Sandık mı?
Padişahlar çoğu zaman saray entrikaları, isyanlar ya da zamansız ölümlerle tahtı bırakırdı. Erdoğan ise her defasında sandıktan çıkarak yoluna devam etti. Bu da onu hem siyasi tarih hem de kamuoyu araştırmaları açısından dikkat çekici bir örnek haline getirdi.
Son Söz:
Erdoğan, bugün birçok Osmanlı padişahını süre bakımından geçmiş, Cumhuriyet tarihinde ise zirveye yerleşmiştir. Tarihçiler bu maratonu belki farklı kelimelerle yazacak, ama sayılar yalan söylemez.
Kimi bunu “büyük bir başarı” olarak görecek, kimi ise “uzun bir hikâye” olarak… Fakat gerçek şudur: Erdoğan, hem taht yarışında hem sandık yarışında tarihe geçti.
.png)
Yorumlar
Yorum Gönder