Prof. Dr. Zakir Kaya – Araştırmacı Yazar, Gazeteci
Uluslararası sistemde bazı sözler vardır; duyulduğunda heyecan yaratır, umut doğurur. Hele ki söz konusu mazlum bir halk, işgal altındaki bir toprak ve adalet talebi ise... “Filistin’i tanıyoruz” cümlesi de tam olarak bu etkiyi taşır. Peki ama bu söz, gerçekten hakikatin habercisi midir, yoksa diplomatik satrancın yeni bir hamlesi mi?
Tanıma Ne Demektir?
Uluslararası hukukta bir devleti tanımak; o devletin egemenliğini ve sınırlarını kabul etmek demektir. Bu aynı zamanda:
Ekonomik ve siyasi iş birliği yürütmek
Yani sadece bir niyet beyanı değil, fiili ve hukuki sorumluluklar doğuran ciddi bir adımdır.
Blöfün Anatomisi: Diplomasi mi, Dalgaya mı Biniyorlar?
Avrupa'da son dönemde bazı ülkeler “Filistin’i tanıyacağız” açıklamaları yapıyor. İrlanda, Norveç, İspanya gibi ülkeler Filistin’i resmen tanıdıklarını duyurdu.
Ancak dikkat:
İsrail ile diplomatik ilişkiler kesilmedi
Hiçbir ekonomik yaptırım uygulanmadı
Elçilik düzeyinde büyükelçi atanmadı
Bu da şu soruyu güçlendiriyor: Tanıma kararı, iç kamuoyuna mesaj mı, yoksa uluslararası vicdanı rahatlatmaya yönelik bir jest mi?
Gerçek Cesaret: Lafla Değil, Tavırla Olur
Gerçek tanıma:
Elçi gönderildiğinde
İşgal politikalarına karşı açık tavır alındığında
Filistin halkına sözle değil, ekonomik, hukuki ve siyasi destekle yanında durulduğunda anlam kazanır.
Örneğin Güney Afrika hem tanımış hem de İsrail’in Gazze saldırılarını Uluslararası Adalet Divanı’na taşıyarak tarihe not düşmüştür. Ama bu tavrı sergileyen ülkeler azınlıktadır.
Peki Neden Şimdi?
Tanıma açıklamaları neden şimdi artıyor?
İç kamuoyunda yükselen Filistin duyarlılığı
İsrail’in Gazze’deki saldırıları sonrası artan uluslararası baskı
ABD’nin bölgede zayıflayan imajı
Yani ülkeler rüzgâra göre yelken açıyor: Hem ABD'yi karşılarına almamak hem de vicdani pozisyon göstermek istiyorlar.
Sözün Arkası Eylemle Gelmezse: Tanıma Değil, Tanıtım Olur
Eğer bu açıklamaların arkası gelmezse, diplomatik düzeyde bir tanımadan ziyade sadece bir politik reklam olarak kalacaktır. Bu da Filistin davasına faydadan çok zarar getirir. Çünkü umudu köpürtüp sonra boşa düşürmek zulmün başka bir biçimidir.
Sonuç: Gerçek Tavır, Gerçek Güçle Gelir
Filistin meselesi bir hak meselesidir. Bu hak:
Tanımayla
Görmezden gelmeyle
Yok saymayla ortadan kalkmaz
Aksine, her oyalama bu adaletsizliği derinleştirir.
“Filistin’i tanıyoruz” demek kolaydır. Zor olan, bunun gereğini yerine getirmektir. Ve işte o zaman, diplomasi değil, tarih konuşur.
Ek-1: Filistin Devleti’ni Resmen Tanıyan Bazı Ülkeler (2025 itibarıyla)
| Bölge | Ülkeler |
|---|---|
| Latin Amerika | Venezuela, Brezilya, Arjantin, Şili, Bolivya, Peru vb. |
| Afrika | Güney Afrika, Cezayir, Nijerya, Senegal, Mozambik, Angola vb. |
| Asya | Türkiye, Endonezya, Pakistan, Bangladeş, Kuzey Kore, Vietnam |
| Arap Dünyası | Tüm Arap Birliği üyeleri |
| Avrupa | İsveç (2014), Norveç, İrlanda, İspanya (2024) |
Toplam: 140'tan fazla ülke (BM üyelerinin %73'ü)
Ek-2: "Filistin’i Tanıyacağız" Diyen Ama Hâlâ Tanımamış Ülkeler
| Ülke | Açıklama | Not |
|---|---|---|
| Fransa | “Doğru zaman geldiğinde tanıyacağız” | ABD ile koordineli, adım atmadı |
| Belçika | “Tanıma kaçınılmaz” | Fiili tanıma yok |
| Slovenya | “Tanıma süreci başlatıldı” | Parlamento onay bekliyor |
| Malta | Ortak bildiride yer aldı | Resmiyet yok |
| Portekiz | “Hazırız” dedi | Koordinasyon bekliyor |
| Avustralya | Tartışma var | Hükümet resmileştirmedi |
| Yeni Zelanda | “Değerlendiriyoruz” | Somut adım yok |
| İtalya | “Destekliyoruz ama şu an değil” | Belirsiz tavır |
Ek-3: Anglo-Sakson Blok’un Pozisyonu
| Ülke | Tanıyor mu? | “Tanıyacağız” Dedi mi? | Tutum |
|---|---|---|---|
| İngiltere | Hayır | Evet (belirsiz zamanlı) | Şartlı, ertelemeci |
| Kanada | Hayır | Hayır | Tanımaya kapalı, İsrail yanlısı |


Yorumlar
Yorum Gönder