Bu gün görüntüleme sayısı

PROF. DR. ZAKİR KAYA'NIN EN YENİ BAŞMAKALELERİNİ İLK SİZ OKUYUN! FİLOLOJİK, TARİHİ VE BİLİMSEL DERİNLİK İÇEREN ÖZEL ANALİZLER! ENTELEKTÜEL ALANDA ÖNCÜ ARAŞTIRMALARI VE GÜNCEL TEZLERİ KEŞFET! PROF. DR. ZAKİR KAYA'NIN KALEMİNDEN DÜŞÜNCE DÜNYASINA YÖN VEREN İÇERİKLER.

Zakir Kaya :Çeşme Başında Unutulan Adam: Sessiz Bir Hayata Nihayet Gelen Ses

 

✍️ Prof. Dr. Zakir Kaya 

Taşlıçay’a varmadan evvel, hafıf bir tepe de bir çeşme vardır. Ve o çeşmenin kenarında bir baraka; yıllar önce derme çatma bir yapıyla kurulmuş, sonra konteynere çevrilmiş. İçinde yalnız bir adam yaşar: 78 yaşındaki Orhan Turan.

Zakir Kaya :Çeşme Başında Unutulan Adam: Sessiz Bir Hayata Nihayet Gelen Ses
Halk “Memiş Dayı” der ona. Ama onun yalnızlığı, ismine bile eşlik etmeyen bir sessizliktir. Gençliğinde, çeşme başında görüp sevdiği bir kadına başlık parasını veremeyince evlenememiş. Askere gitmiş, döndüğünde kadının başka bir ile göç ettiğini öğrenmiş.

Zakir Kaya :Çeşme Başında Unutulan Adam: Sessiz Bir Hayata Nihayet Gelen SesGitmemiş ardından. Gitmek yerine çeşmenin başına gelmiş. Oraya bir hayat kurmuş; kimsesizliğe yaslanmış, kimseye yaslanmadan...

Yıllarca orada yaşadı. Geçimini araç yıkayarak sağladı; hayırseverlerin bıraktığı ufak desteklerle yaşadı. Kimi zaman yanık  türküler söyledi. Duvarlarını kendi yazdığı şiirlerle süsledi:

Zakir Kaya :Çeşme Başında Unutulan Adam: Sessiz Bir Hayata Nihayet Gelen Ses

“Seni beklerken tükenmedi sabrım, Umudum hiç solmadı...”

Ve bir gün devlet geldi. Ağrı Valisi Mustafa Koç, o barakaya geldi. Konteynerin kapısında  selamladı:

🗨️ Vali Koç: “Selamünaleyküm. ? Nasılsın? İyi misin?” 🗨️ Orhan Turan: “Hoş geldiniz Valim, sağ olun.”

Vali dikkatlice baktı, sonra sordu: 🗨️ “Gözlüğün yok mu?” 🗨️ “Gözlüğüm yok...” 🗨️ “Sana bir gözlük temin edelim. Dişlerini de yaptıralım.” 🗨️ “ siz bilirsiniz.”

Bu konuşma, devletin insana dokunduğu en sade anlardan biriydi. Ne protokol vardı ne kamera gösterisi; sadece bir adamın kırılgan sesine karşılık veren bir yetkili...

Vali Koç oturdu, sustu, dinledi. Orhan Turan kendi kaleminden dökülen bir şiiri okudu. Vali’nin gözleri doldu.

🗨️ “Bu şiir ruhuma dokundu.” dedi.

Sonra, ziyareti değerlendirdi: 🗨️ “Bir ömür boyu sadakat, sabır ve sevdayla yoğrulmuş bir hayat. Sevdasına sadık kalmış bir yürekten dökülen dizeler hepimizi derinden etkiledi. Sevmek, ancak bu kadar içten, bu kadar güzel anlatılabilirdi.”

Zakir Kaya :Çeşme Başında Unutulan Adam: Sessiz Bir Hayata Nihayet Gelen SesAma asıl cümleyi yine Memiş Dayı söyledi: 🗨️ “60 yıldır bekliyorum. İlk günkü gibi… beklemeye devam edeceğim. Bir gün dönecek. Yürekten inanıyorum.”

Bu hikâye yalnızca bir sevda değil. Bu, unutulanların; yıllarca görünmeyenlerin; susarak yaşayanların hikâyesi. Ve o gün gelen sadece bir vali değil, toplumun gecikmiş vicdanıydı.

Son Söz 60 yıldır kimse gitmemişti o çeşmenin başına. Orhan Turan bekledi — bir sevdayı değil, unutulmamayı. Ve bir gün bir Vali geldi. Ayağına değil, hikâyesine gitti. “Gözlüğün yok mu?” dedi. “Dişlerini de yaptıralım.” O barakanın duvarındaki şiirleri dinledi. Bir devlet büyüğü gibi değil, bir insan gibi... İşte bu yüzden, bu ziyaret bir nezaket değil; gecikmiş bir vefa. Ve belki de ilk kez bir barakadan şiir okununca, duyan biri oldu.


Zakir Kaya :Çeşme Başında Unutulan Adam: Sessiz Bir Hayata Nihayet Gelen Ses

Yorumlar