Yazan: Prof. Dr. Zakir Kaya – Araştırmacı Gazeteci, Yazar
Alt Başlık: Vicdanı olan okusun, olmayan da utansın.
Özet
Huzurevleri, sadece yaşlıların değil; aynı zamanda vicdanların da sürgün yeridir. Modern birey; konfor uğruna ailesini unuturken, toplumsal yapının kökleri sessizce çürümektedir. Bu yazı; evlatlık sorumluluğu, yaşlılık onuru ve insani vefanın çağrısını yapmaktadır. Çünkü bir milletin vicdanı, yaşlılarına nasıl davrandığıyla ölçülür.
Giriş – Toplumun Aynası: Yaşlılar
Toplumun aynası yaşlıların gözlerinde yansır. Onlar yalnızca geçmişin tanıkları değil, bugünün vicdan rehberleridir. Ama çağın telaşında yaşlılık, bir yük; bakım, bir mecburiyet; huzurevi ise bir "çözüm" olarak görülür oldu. Oysa bu bakış açısı, bir milletin kendi kökünü kesmeye başlamasından başka bir şey değildir.
Gelişme – Modern Bencilliğin Anatomisi
Hesap Defteri Değil, Vefa Kalemi
Anne baba kusursuz olmayabilir. Ama onlar, evlatları için tereddütsüz veren, koruyan, çabalayan birer emek abidesidir.
Bir evladın görevi; anne babasını bir hesap defteriyle değil, bir vefa kalemiyle anmaktır.” Bu cümle, sadece bir öneri değil—bir insani zorunluluktur.
Yaşlılık: Kaderin Teni
Bugün sırtını döndüğün o yaşlı, yarın aynandaki yansımandır. Yavaşlayan adımlar, titreyen eller, sessiz özlemler... bir gün senin çocukların da senin gözlerine bakacak. Bu yüzden her yaşlı: Gelecekteki senin aynasıdır.
Ne Suçla Ne Bahane ile
Ne huzurevine düşmanlık edelim, ne evlada bahane üretelim. Ama şunu cesaretle söyleyelim:
Eğer annen-baban hayattaysa, hâlâ şanslısın. Onları unutuyorsan, artık seninle ilgili kaygımız var.
Vefa Kusursuzluk İstemez
Biz de kusursuz değiliz. Ama vefa mükemmellik aramaz, sadakat ister. Bazen bir çorba pişirmek, sessizce göz göze gelmek, sadece “Ben buradayım” demektir. Vefa; büyük cümlelerle değil, küçük sadakatlerle yaşanır.
Sonuç – Unutuşun Sessizliği, İnsanlığın Kimsesizliği
Bir milletin vicdanı, yaşlılarına nasıl davrandığıyla ölçülür. Toplumun yaşlıları yalnızlaştıkça, insanlık yalnızlaşır. Bugün evladın bakım yükü saydığı yaşlı, yarın kendi unutulmuş kaderidir. Unutma:
Vefa kaybolursa, insanlık sadece akıllı değil, aynı zamanda kimsesiz kalır.
Ek: Vefa Kalemi Manifestosu (Makale İçine Gömülü İlkeler)
Anne babayı hesapla değil, vefa ile an.
Yaşlılık, kaderin tenidir—bugün unuttuğun, yarın sensin.
Huzurevi bir çözüm değil, çöküştür; kalpten uzak her mekân, vicdandan da uzaktır.
Vefa mükemmelliğe değil, sadakate bakar.
Dijitalde değil, gönülde var et anne-babanı.
Bir evlat; atasını yargılayan değil, duasını eksik etmeyen olmalıdır.
Geç kalmış vefa da vefadır—pişmanlık, sessiz bir bağışlamadır.

Yorumlar
Yorum Gönder