Bu gün görüntüleme sayısı

PROF. DR. ZAKİR KAYA'NIN EN YENİ BAŞMAKALELERİNİ İLK SİZ OKUYUN! FİLOLOJİK, TARİHİ VE BİLİMSEL DERİNLİK İÇEREN ÖZEL ANALİZLER! ENTELEKTÜEL ALANDA ÖNCÜ ARAŞTIRMALARI VE GÜNCEL TEZLERİ KEŞFET! PROF. DR. ZAKİR KAYA'NIN KALEMİNDEN DÜŞÜNCE DÜNYASINA YÖN VEREN İÇERİKLER.

Prof. Dr. Zakir Kaya : Zenc Şehri ve Unutturulan Ayaklanma: Abbâsîler’in Susturduğu Köle Medeniyeti


Zakir Kaya: Zenc Şehri ve Unutturulan Ayaklanma: Abbâsîler’in Susturduğu Köle Medeniyeti
Yazar: Prof. Dr. Zakir Kaya 

  ORCID:  

  E-posta: egetimes@gmail.com

Özet

Tarih kitaplarında çoğu zaman kölelik kurumu üzerinden anlatılan İslam medeniyetinin, özellikle Abbâsî dönemi boyunca yaşanan toplumsal isyanlar ve köle hareketleri göz ardı edilmiştir. Bunlardan biri, Basra yakınlarında kurulan ve sonra yok edilen bir köle şehri olan Zenc Şehri’dir.

Bu makale, Zenc İsyanı’nı (869-883) ve bu isyanla bağlantılı olarak oluşan sosyal yapıyı, şehirleşmeyi ve sonrasında sistematik biçimde yapılan unutturma sürecini ele almaktadır. Siyasi, sosyolojik ve iktisadi bir bakışla, tarihin tozlu raflarına itilen bu halkın sesini yeniden duyurulmaktadır.

Giriş

Ortaçağ İslam dünyası, medeniyetin zirvesine ulaşırken, aynı zamanda en sert sınıf ayrımlarının ve köle emeğine dayalı üretim yapılarının hüküm sürdüğü bir dönemdi. Abbâsîler döneminde Irak'ın güneyinde, özellikle Basra bataklıklarında çalıştırılan “Zenc” adlı siyahî kölelerin 9. yüzyılda başlattığı isyan, sadece bir ayaklanma değil, bir halkın şehirleşme ve toplumsal düzen kurma çabasıydı.

Ancak bu toplumsal yapı, Abbâsîler tarafından tarihten silindi ve bir daha anılmamak üzere yok edildi.

Zencler Kimdi?

“Zenc” terimi, esasen Doğu Afrika’dan, özellikle Zanzibar, Tanzanya ve Sudan bölgelerinden gelen siyahî köleler için kullanılan bir kavramdı (Lewis, 1990). Basra körfezinde çalıştırılan bu insanlar, bataklıkların kurutulması ve tarıma açılması gibi en ağır işlerde kullanılmıştır.

Abbâsîler, bu köleleri büyük gruplar halinde istihdam ederken, onlara insanlık onurundan uzak şartlar sunmuş, hiçbir hak tanımamıştır. Zenclerin büyük bölümü İslam’ı kabul etse de sosyal statülerinde bir değişiklik olmamış, aksine aşağılanmaları meşrulaştırılmıştır (Al-Jahiz, Risalat al-Zanaj).

Zenc Ayaklanması ve Şehir

869 yılında Ali bin Muhammed adlı bir figür önderliğinde Zencler ayaklandı. Bu ayaklanma, 14 yıl sürdü ve Basra çevresinde özerk bir yönetim kuruldu.

Kurulan şehir, sadece bir direniş merkezi değil; camileri, çarşıları, sulama sistemleriyle bir medeniyet merkezi haline geldi (Crone, 1980).

Bu yapı: ✅ Vergi düzeni kurduMüslüman hukukunu kendi yorumuyla uyguladıAbbâsî otoritesini tanımadı

Zenc Devleti, kadınları da yönetime katarak farklı bir sosyal model inşa etti. Bu yönüyle, tarihsel olarak başka örneklerde görülmeyen bir adalet anlayışı sergiledi.





Abbâsîlerin Tepkisi ve Yok Etme Süreci

Halife Mu'tamid ve kardeşi Muvaffak tarafından yürütülen bir dizi sefer sonunda 883’te Zenc Şehri işgal edildi.

🔴 Şehir yerle bir edildi. 🔴 On binlerce kişi kılıçtan geçirildi. 🔴 Geriye hiçbir yazılı belge, kronik ya da hatırat bırakılmadı.

Abbâsî tarihçileri bu isyanı ya görmezden geldi ya da tamamen çarpıttı (Kennedy, 2004).

İbni Kesir, Taberî ve diğer klasik tarihçiler bu dönemi sadece “fitne” olarak tanımlayarak isyanı haklı gerekçelerle açıklamak yerine, itaatsizlik ve küstahlıkla özdeşleştirdi.

Tarihsel Susturmanın Politik Arka Planı

Abbâsîler, özellikle köle emeğine dayalı üretimi meşru göstermek için Zenc isyanını yok saydı.

Bu isyanın başarıyla sonuçlandığı ve şehirleşmeye dönüştüğü gerçeği, mevcut köle düzenini tehdit ediyordu.

İbn Haldun, köle isyanlarını “doğal devinim” olarak görse de Zenc isyanını eserlerinde sistematik olarak pas geçmiştir. Bu, sadece tarihsel değil ideolojik bir tercihti.

Unutulmuş Bir Halkın Hikâyesi

Bugün Zenc Şehri'nin kalıntıları dahi bulunmamaktadır.

📌 Uydu görüntüleri ve bölgedeki bazı arkeolojik araştırmalar, Basra’nın güneyindeki bataklık alanlarda kurulu geçici yerleşim izlerine işaret eder (UNESCO Heritage Reports, 2012).

Ancak hiçbir kazı resmî olarak başlatılmamıştır. Bu da “bellek politikası”nın bir devamıdır.

Sonuç

Zencler, sadece köle değil; şehir kurmuş, sistem inşa etmiş, adalet aramış bir halktır.

Onların hikâyesi, tarihin en güçlü unutturma operasyonlarından birine maruz kalmıştır.

Bugün bu topluluğun medeniyet kurma çabası, tarihi yeniden sorgulamak ve egemen yazının ötesine geçmek için bir fırsattır.

📢 Tarih, sadece kazananların yazdığı bir hikâye midir, yoksa susturulanların sesi de duyulmalı

 mı?


Zakir Kaya: Zenc Şehri ve Unutturulan Ayaklanma: Abbâsîler’in Susturduğu Köle Medeniyeti


 Etiketler

📌 #Zencİsyanı 📌 #Abbâsîler 📌 #TarihselAdalet 📌 #UnutturulanMedeniyet 📌 #KölelikTarihi 📌 #Basra 📌 #İslamTarihi 📌 #ZakirKayaMakalesi 📌 #KayaHaberAjansı 📌  #TarihYenidenYazılıyor

Kaynakça

📖 Al-Jahiz. Risalat al-Zanaj (Zenc Risalesi). 9. yüzyıl. 📖 Crone, Patricia. Slaves on Horses: The Evolution of the Islamic Polity. Cambridge University Press, 1980. 📖 Kennedy, Hugh. The Prophet and the Age of the Caliphates. Routledge, 2004. 📖 Lewis, Bernard. Race and Slavery in the Middle East. Oxford University Press, 1990. 📖 UNESCO Heritage Reports. Lost Cities of Mesopotamia: Basra Wetlands. 2012. 📖 Taberî. Tarihü’r-Rusul ve’l-Mülûk. 📖 İbn Kesir. el-Bidaye ve’n-Nihaye.

Yorumlar