Yazar: Prof. Dr. Zakir Kaya
ORCID: https://orcid.org/0009-0002-8035-2147
E-posta: egetimes@gmail.com
“Bir Karapapak Türk’tü ama kalbi Kürt’ün, Türkmen’in, garibanın yanındaydı…”
Giriş – Vefa, Irkların Değil Vicdanların Meselesidir
Bazı insanlar vardır; onları anlatmak, bir halkı anlatmaktır.
Sırrı Süreyya Önder böyle biriydi.
Benim için bir karapapak bir soydaştı, ; ama daha da ötesi bir karakterdi.
Sadece Karapapak Türkü olduğu için değil, insanlığın onurunu taşıdığı için değerlidir.
Onun için sınır yoktu, kimlik kalıpları yoktu;
Direniş vardı, adalet vardı.
Kendisini Değil Halkı Anlatan Bir Karekterdi
Sırrı Süreyya yalnızca bir politikacı değildi.
O bir sinemacıydı, şairdi, mizahçiydi, halk hikâyesiydi.
Ama en çok da derdi olan bir adamdı.
Halkın sokaklarında gezdi.
Milletin çocuğu gibi yaşadı, öyle de gitti.
Onun kalemi, halkın sesi; onun gözyaşı, yoksulun duasıydı.
Sırrı Süreyya’ya Ağırlaştırılmış Müebbetlere muhatap oldu: Fikir Suç Sayıldı
Öyle ki fikir beyan etmek kimi zaman özgürlük değil, esaret sebebidir.
Sırrı Süreyya Önder’e de, konuşmaları ve halkın acılarına tercüman oluşu nedeniyle birden fazla kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezaları okundu yazıldı çizildi.
Ama bu cezalar, onun boynunu eğmedi.
Çünkü onun omurgası adaletle yoğrulmuştu.
Sadece Kürt halkı değil, bütün Türkiye onun yargılanmasında vicdanen yargılandı.
3 Mayıs’ta Gelen Veda – Sözün Bittiği Ama Susmanın Yakışmadığı Bir Gün
3 Mayıs, bu topraklarda bir anlamdan fazlasıdır.
Bir zamanlar fikirleri uğruna zindana atılan Türkçü aydınların günüydü.
Ama aynı zamanda, bu ülkenin fikir üreten her evladının susturulmaya çalışıldığı bir tarihi gösterir.
Sırrı Süreyya Önder’in tam da bu gün vefat etmiş olması, kimseye bir mesaj değilse bile,
tarihe bir nottur:
Halkı için yananlar, her kimlikten olabilir.
Ama gerçek aydın, halkını incitmeden seven, vicdanı milletiyle atan kişidir.
O, ırkçılığı değil birlikte yaşamanın vicdanını savundu.
O yüzden 3 Mayıs’ta onu anmak, ırkçılıkla değil; vicdanla ilgilidir.
Son Söz – Ne Kürt Kadar Kürtçü, Ne Türk Kadar Türkçü… Ama Hep İnsan Kadar İnsan
Ey Sırrı Süreyya,
Sen Karapapak’tın, ama Türkçülüğü sokakta insan onuruyla tanımladın.
Kürtlerin derdine eğildin,yetimlerine ağıt yaktın, yasını tuttun.
Sana “bu senin meselen mi?” dediler.
Sen de “bu hepimizin meselesi” dedin.
Şimdi gidiyorsun.
Ama boş değil.bir şeyler bırakarak gittin
Gölgede Kalmayan Bir Adam
Ey Sırrı Süreyya,
Mazlumların, yoksulların, susturulanların yanında durdun.
Kimliğini, sadece bir kök değil; insanlık onuru üzerine kurdun.
Şimdi sen aramızdan gittin ama fikirlerin yaşıyor.
Ve biz, bu fikirleri unutturmamak için yazmaya, anlatmaya devam edeceğiz.


At ölür meydan kalır Yiğit ölür nam kalır denilen sözün açıklamasının bir örnegiydi Sırrı Süreyya Önder Allah rahmet eylesin
YanıtlaSil