Bu gün görüntüleme sayısı

PROF. DR. ZAKİR KAYA'NIN EN YENİ BAŞMAKALELERİNİ İLK SİZ OKUYUN! FİLOLOJİK, TARİHİ VE BİLİMSEL DERİNLİK İÇEREN ÖZEL ANALİZLER! ENTELEKTÜEL ALANDA ÖNCÜ ARAŞTIRMALARI VE GÜNCEL TEZLERİ KEŞFET! PROF. DR. ZAKİR KAYA'NIN KALEMİNDEN DÜŞÜNCE DÜNYASINA YÖN VEREN İÇERİKLER.

Zakir Kaya : Nasrettin Hoca

Nasrettin Hoca'nın Örnek Fıkraları: Komik, Düşündürücü ve Öğretici



Nasrettin Hoca, Türk mizahının en önemli kahramanlarından biridir. Kendisiyle alay etmeyi seven, hazırcevap ve zeki bir kişiliğe sahiptir. Yaşadığı dönem ve hayatı hakkında kesin bilgiler olmasa da, fıkralarıyla günümüze kadar ulaşmıştır. Nasrettin Hoca fıkraları hem güldürür hem de düşündürür. Aynı zamanda hayata dair öğütler ve nasihatler içerir. Bu yazıda Nasrettin Hoca'nın örnek fıkralarından bazılarını sizlerle paylaşacağız.


 Parayı Veren Düdüğü Çalar


Çocuklar, pazara gelen Nasrettin Hoca'nın etrafını sarmışlar. "Hoca, bana düdük al!" demiş biri. "Bana da, bana da!" demiş bir diğeri. Diğerleri de sırayla:


- Ben de düdük isterim!

- Bir tane de bana!


İçlerinden sadece biri Nasrettin Hoca'ya düdük parası vermiş. Hoca, parayı alıp pazara gitmiş. Hoca, akşam pazardan dönünce çocuklar etrafını sarmışlar. Her biri düdüğünü istemiş. Cebinden bir düdük çıkaran hoca, parayı veren çocuğa vermiş. Diğer çocuklar hep bir ağızdan bağırmışlar:


- Hani bizim düdüğümüz?


Nasrettin Hoca gülerek:


- Parayı veren düdüğü çalar, demiş.


Bu fıkra bize **parasız hiçbir şey alamayacağımızı** ve **bedava peşinde koşmanın boşuna olduğunu** anlatır.


Ya Tutarsa!


Nasrettin Hoca bir gün gölün kıyısına gider. Elinde koca bir kaşık yoğurdu da yanına almış. Nasrettin Hoca, kaşığındaki yoğurdu göle sokmuş ve yoğurdu göle boşaltmış. O sırada köylülerden biri onu görmüş ve şaşkınlıkla:


- Hoca ne yapıyorsun?


Hoca gülümseyerek:


- Gölü mayalıyorum, ne yapayım?


Adam, Hoca'ya bakmış ve kahkaha atarak:


- Ne diyorsun be Hoca, çıldırmış olmalısın. Koskoca göl hiç maya tutar mı?


Hoca gülümsemesini hiç bozmadan:


- Peki ama ya tutarsa?


Bu fıkra bize **umudun gücünü** ve **imkansız gibi görünen şeylerin bile gerçekleşebileceğini** anlatır.


 Gönlüm Buna Razı Olmadı


Eşeği ile kasabaya alışverişe giden Nasreddin Hoca; kitap, elma, limon gibi birçok ağır şey almış. Aldıklarını kocaman bir çuvala yerleştirmiş. Çuvalı da sırtına alıp eşeğine binmiş. Yolda giderken Hoca'yı gören köylüler:


- Ey Hoca, çuvalı niye kendi sırtına aldın?


Hoca:


- Ne yapayım? Zavallı hayvan zaten beni taşıyor, çuvalı da ona taşıtmaya gönlüm razı olmadı.


Bu fıkra bize **hayvanlara merhametli olmamız** ve **onların da canlı olduğunu unutmamamız** gerektiğini anlatır.

Yorumlar